Bu konuda Üsame b. Zeyd'in başına gelenleri hatırlayalım. Rasulullah (sav) düşman üzerine gönderdiği bir grup sahabi içinde Zeyd, çatışma esnasında kapıştığı hasmını tam öldürecekken, adam kelime-i şehadet getirerek Müslümanlara selam veriyor. Üsame bu kişinin korkusundan, canını kurtarmak için şehadet getirdiğine hükmederek, adamı öldürüyor, sürüsüne el koyuyor. Sefer dönüşü, olay Rasulullah’a haber verilince çok üzülüyor, hiddetleniyor ve 'kalbini yarıp baktınız da mı korkudan olduğunu anladınız!' diye Zeyd'e çıkışıyor. 'Üsame, demek sen Rabbim Allah diyen birini öldürdün ha?' diyerek ha bire kınıyor. Üsame Rasulullah' in bu ısrarlı kınayışları karşısında ne denli sıkıldığını şu sözlerle dile getiriyor: 'Rasulullah bu sözü o kadar tekrarladı ki kendi kendime 'keşke bu olaydan sonra Müslüman olsaydım.' Dedim. Daha sonra Üsame'nin pişmanlık ve yakarışları üzerine Peygamberimiz onun için istiğfar ediyor, bir köle azat etmesini emrediyor.
Nisa sûresinin 94. Âyet'in sebebi nuzûlû artık bişeyleri anlaman lazım.
İmam Sûyûti kimdir dersen senin gibiler bilmez
Yazayım da öğren belki önemsersin bir daha o kimki gibi aptalca bir kelime yazmazsın.
İmam Celaleddin Es-Suyuti, 1445 yılında Mısır'ın Asyut şehrinde dünyaya gelmiştir.Suyuti sekiz yaşında Kur'an-ı Kerim'i hıfzeder. Gençliğinde birçok eser okuyarak kendisini yetiştirmiş, kısa sürede hadis, tefsir, fıkıh, meani, bedi, beyan, lügat ve daha birçok alanda söz sahibi olmuştur.
Hadis ve Arapça ilimlerini devrin önemli alimlerinden biri olan Takiyuddin Şibli el-Hanefi'nin yanında kaldığı dört yıllık süre içinde okur. Tefsir, usul, meani ve diğer ilimlerin derslerini ise Allame Muhyiddin Kafiyeci'nin yanında alır.
İmam Celaleddin Es-Suyuti, ilk eserini on yedi yaşında yazarak kısa sürede halk arasında şöhret sahibi olmuştur. Özellikle hadis alanında uzmanlaşmıştır.
1486 yılında Baybarsiye Dergahı şeyliğine getirilmiş, uzun dönem bu vazifede kalmış, 1495 yılında çeşitli nedenlerden dolayı ayrılmıştır. Hocalık yaptığı dönemde aynı zamanda birçok eser de kaleme alır. İmam Celaleddin Es-Suyuti, 1505 yılında Mısır'da hayatını kaybetmiştir.
Şimdi sen ne yazdın ne okudun bakalım sûyûti sizin gibilere neden cahil dediğini anlamışsındır umarım.