Bir nasihat etmiş rahmetli diyelim,b in musibetin birinden kurtarmış sizleri abim
Whisper tarafından yazılan gönderiler
-
-
Sen sev abim :thumbup: devam..
Sende havadan nem kapma..Ben kötü mesaj görmüyorum sen nasıl görüyorsun onuda anlamadım.
Neyse akşam oldu bu saatten sonra buraya mesaj atmamak lazım.Birkac gündür buralar da epey tansiyon yüksek. -
He yav insan sevdiğini yerden yere vururmus analizci ,forever de sevgisini :lol: vurarak gösteriyor
-
Yaklaşık olarak ana tema aynı..Hayvanların yeme içme gereksinimlerini gidermeleri.
Bizde "yal kabı yada yal tası"derler..Köpeklerin eskiden popüler yemeği "yal"dı..Pek veren kalmadı şimdiler de.Sadece çobanların bazıları verir..
Yal: Unu su ile karıştırarak akışkan hale getirmek suretiyle köpeklere verilir
İnsan içinde kullanılan,yalak,yalaka da aynı anlamları ifade ediyor gibi -
CIRCIR BÖCEĞİ ^^ DE DERLER,Seslerini her zaman duymama rağmen ilk dikkatimi çekmesi,iş yerinde bulunan çam ağaçlarının altından bir nevi çürümüş olarak aldığım toprağı eve getirmem di.Bir deve dikeninin saksısını değiştirmek için toprağı kullandım.Epey zaman hatta bir kaç sene geçti üzerinden.Bir yaz günü işten eve geldiğimde,mutfağın sinekliğin de duran Ağustos böceği beni ve evdekileri şaşırtmıştı.Nereden girdiğini bilemediğimiz misafiri candan kovaladık.
Bir gün sonra eşim çiçekleri sularken deve dikeninin gövdesinde sadece bir şeffaf giysi şeklinde kalan kurumuş kabuğu gösterdi.Gövdeye güzelce tutunmuş,ayakları belli,gözleri belli,hatta tüm kıvrımları belli,içi boş ama sırt ve kafaya yakın yer açık.Saksının toprağında ise bir kalem girecek kadar delik oluşmuş.O zaman bir şeyler anlamaya başladım.Mübarek buradan çıkmış ve uçmuş evrimini tamamlamış.
BÖYLE İÇİ BOŞ AĞAÇ GÖVDELERİN DE GÖRMENİZ MÜMKÜN.KENDİ ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFLAR DA VARDI,ONLARIDA PAYLAŞAYIM BULURSAMAĞUSTOS BÖCEKLERİNİN SESİ VE YAŞAM SÜRECİ
Bir ağustos böceği (Cicadella viridis), türdeşleri gibi çok gürültücü bir böcektir. Gövdesinin arka kısmında hava kesecikleri üzerine yerleşmiş sağlı sollu iki plak vardır. Ağustos böceği, taş kadar sertleşmiş bu plakları çalarak o çok iyi bilinen sesini çıkarır. Plak, bağlı olduğu kas tarafından çekilip bırakılınca, boş bir teneke kutunun çıkardığı sese benzer bir ses oluşur. Böceğin yaptığı bu çekme-bırakma işlemi saniyede 500 kez tekrarlanır. Göğüs kalkanının karın tarafında bulunan uzantının açılıp kapanmasıyla ses yükselir veya alçalır. İnsan kulağı, saniyenin onda birinden daha kısa süreli açılıp kapanmaları, yani ses kesiklerini fark edemediği için ağustos böceğinin cızırtısı bize sürekli devam ediyormuş gibi gelir.
Dişi ağustosböceği, uzantılı yumurtlama borusuyla yumurtalarını genç sürgün yarıklarının içine bırakır. Bunlardan altı hafta sonra “nimfa” adı verilen ve erginlere benzemeyen yavrular çıkar. Danaburnuna benzeyen bu yavrular, kazıcı ön ayaklarıyla kazarak gizlenirler. Toprak altında galeriler kazarak köklerini bulur ve öz emerek beslenirler. Yıllarca toprak altında kaldıktan sonra erginleşmek için topraktan çıkar, ağaç gövdelerine tırmanırlar. Amerika’da yaşayan bir türün (Tibicana septendecium) nimfaları 17 yıl sonra topraktan çıkar. Türkiye’de yaşayanlar ise 4 yıl toprak altında kalırlar. Ağaç gövdesine tırmanan nimfalar kısa bir süre sonra sırtlarındaki çatlaktan örtülerini terk ederek iki çift kanatlı olarak çıkarlar. Kısa 3-5 cm boyuna ulaşarak erginleşirler. Başlarında iri iki petek gözden başka alınlarında üç tane de küçük nokta göz vardır,kısa ve sert kıl gibidir. Ön kanatları, arka kanatlardan daha uzun yapılıdır. Çoğu arka bacaklarının yardımıyla sıçrayarak hızla havalanırlar. Gündüzleri yaprak aralarında gizlenirler. Hortumlarını ağaç filizlerine batırıp özlerini içerler. Özellikle söğüt sürgünlerinin özsuyunu emerler.
Erkek ağustosböceklerinin karınlarının altı sağlı sollu gergin bir zarla örtülüdür. Bunlar bir çift ses çıkarma organıdır. Kas yardımıyla bu zarları titreterek ses çıkarırlar. Dişilerinde ses çıkarma organı yoktur. Eş aramak için öten erkeklerin çıkardıkları bu ses çoğu hayatlarına mal olur. Sesi duyan serçe ve diğer kuşlar, sesin geldiği noktaya hızla inerek ağustosböceğinin kanatlarını koparıp besili vücutlarını yerler. Amerikan yerlileri de ağustosböceklerini kızartarak yerler.
Ağustosböceklerinin memleketimizdeki en önemli türü ağustosböceği (Hloropsalta viridissima)dir. Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bağlara çok önemli zararlar verirler. Çok çeşitleri olup, her türün kendine has bir ötüşü vardır.Ağustos böceklerinin yakınına minik mikrofonlar yerleştirilerek 158 desibellik bir ses çıkardıkları tespit edilmiştir. Bu, bir el bombasının patlamasıyla aynı değerdedir. Eğer böceğin işitme organı karnının uzağında bir kapsülün içinde korunmuş konumda olmasaydı, böcek bu yüksek sesten dolayı sağır olurdu.Eğer mini mini ağustosböceğinin boyu, insanların ses çıkarmak için kullandığı araçlar kadar büyütülmüş olsa, yapılan ince hesaplara göre, çıkaracağı sesle kırılır, duvarlar yıkılırdı.
Esnek kanatları sayesinde Ağustos böcekleri çok yönlü uçuşlar yapabilirler. Ön kanat aşağı doğru iniş esnasında düzdür; kanat damarlarında baştan sona doğru bir hat geçer. Bu, tek yönlü bir menteşe gibi kanadın dış yarısının, yukarı çıkış esnasında aşağı doğru bükülmesini sağlayarak daha geniş bir hız kazanmasını sağlar. -
Dürü:düğünlerde akraba ve dostlarına dağıtmak için hazırlanan hediyeler
Yonga:küçük ağaç parçası
Oyurgama:elbise çamaşır dikme,acele dikme,yama yapma,
Eşirgenme:birine yada bulunduğu yere alışma,uyum sağlama
Dınılamak:bağırmak,gereksiz konuşmak
Gabçık:bazı hasat ürünlerinin boşaltılmış dövülmüş hali(haşhaş,güneaşıki gibi)
Yeğnilmek:hafiflemek,rahatlamak
Dalbınmak:acele yıkanmak suya girmek
Yalak:hayvanların su içme yeri,pis insan için de söylenir
Yayan yapıldak:acele yola düşme,hareket etme
Ebdiş:taş oyunu beş taş
Zobi:saklanbaç oyunu
Vıddik:saklanbaca benzeyen bir başka oyun(kendi takımından olanı,yakalanmadan kurtarmak)
Nasılleyin: hayret nasıl oldu?nadir olan şeye denir
Göğerme :morarma
Göverçile:rutubet
Irzı kırık: namussuz,kötü huylu
Kadın gibi:bir işin güzel yapıldığını,güzel olduğunu belirtmek için kullanılır -
Parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın ; İskenderun körfezi ve Hatay kıyılarında kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 Km/saat) esmesi bekleniyor.
ADANA °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 24°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
HATAY °C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu
ISPARTA °C, 19°C
Parçalı yer yer çok bulutlu
-

Fırtına
Fırtına beklenmiyor.
Karadeniz
Hava Durumu: Parçalı bulutlu, gece ve sabah saatlerinde sisli, Batı Karadeniz'in batısı sağanak yağmurlu,
Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 2 ila 4, Doğu Karadeniz'de doğu ve güneydoğudan 2 ila 4, batısı 5 kuvvetinde,
Dalga: 1,0 ila 2,0m,
Görüş: İyi, yağış anında orta, sis anında zayıf.
Marmara
Hava Durumu: Çok bulutlu ve sağanak yağışlı,
Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan 2 ila 4 kuvvetinde,
Dalga: 0,5 ila 1,0m,
Görüş: İyi, yağış anında orta.
Ege
Hava Durumu: Çok bulutlu, kuzeyi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı,
Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan 2 ila 4 kuvvetinde,
Dalga: 1,0 ila 1,5m,
Görüş: İyi, yağış anında orta.
Akdeniz
Hava Durumu: Parçalı bulutlu,
Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan, doğusu ile akşam saatlerinde geneli kuzeydoğudan 2 ila 4 kuvvetinde,
Dalga: 1,0 ila 1,5m,
Görüş: İyi.
VAN GÖLÜ
Hava Durumu:Parçalı ve az bulutlu, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/sa) kuvvetinde; Dalga: 0,25 ila 0,5m Görüş: İyi. -
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ADANA °C, 24°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY °C, 24°C
Parçalı ve az bulutlu
ISPARTA °C, 18°C
Parçalı ve az bulutlu
-
Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADIYAMAN °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
DIYARBAKIR °C, 14°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı
GAZIANTEP °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
SIIRT °C, 12°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
-
Parçalı çok bulutlu, güneydoğusu ile Elazığ, Erzurum ve Bingöl çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, sabah saatlerinde Erzurum, Bingöl, Muş ve Bitlis çevrelerinde yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.
ERZİNCAN °C, 16°C
Çok bulutlu
ERZURUM °C, 9°C
Çok bulutlu, sabah saatlerinde karla karışık yağmur, zamanla yağmurlu
MALATYA °C, 17°C
Çok bulutlu
ŞIRNAK °C, 10°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
-
Parçalı ve az bulutlu geçecek
ADANA °C, 25°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 23°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
ISPARTA °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
-
:boks: :boks: olmamı heç

-
Sorusu bile güzel :thumbup: gelmesede gam yok @Murat Bey :catisma:
-
Bir Güzel konu daha ekkleyelim,
Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.
Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.
'Yağmurda yürüyünüz' diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek 'ahmak ıslatan' diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.
'Koşunuz!' görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.
Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.
Şüphesiz bu Önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.